10 Temmuz 2015 Cuma

Vitamin C Nedir

C Vitamini (Ascorbic Acid)

Vitamin c olarak da bilinen askorbik asit (ascorbic acid) vücudumuz için yaşamsal önemi olan bir vitamindir. Suda fazla bekletildiği zaman bozulma yapan ascorbic acid suda çözündükten hemen sonra tüketilmesi gereken bir vitamindir. Kimyasal formülü (C6H8O6) olan L-ascorbic acid, 100 gram suda 33 gr çözünebilir. Fazla tüketilmesi durumunda idrar yoluyla atılan c vitamini suda çözünen ve vücutta depolanmayan bir vitamindir. Genellikle limonda ve portakalda çok bulunduğu düşünülse de aslında en çok kuşburnu, biber ve maydanozda bulunur.

C vitamini diüretik ve kolesterol düşürücüdür, enerji verir, ateşli hastalıklarda ve zehirlenmelerde vücut direncinin artırılmasına yardımcıdır. 

Çoğu hayvanlar ve bitkiler, kendi c vitaminlerini glukozdan üretebilirler. İnsanlar c vitamini üretemediklerinden bunu besinlerden almak zorundadırlar. İnsanlar c vitaminini fazla tükettiklerinde idrarları sarıya boyanır.

C Vitamini Faydaları Nelerdir

C vitamini diğer vücudumuzdaki diğer vitamin ve minerallerin etkinliğini arttırıcı özelliklere sahiptir. C vitamini özellikle cilt bakımında çok önemli bir vitamindir. Cilt lekeleri, kırışıklıklar, ve bir çok cilt hastalığına oldukça iyi gelen bir vitamindir.

C vitamini insan dokularının gelişiminde oldukça hayati vitaminlerden birisidir. Vücut dokusuna sağlamlığını veren kolajenin üretiminden alyuvarların işlemesine kadar çok sayıda görevi vardır. Vücudumuzdaki demir (fe) dengelenmesinde önemli bir rol oynar. Kolajen üretimini sağlayan bu vitaminin normal bireylerde günlük 60 mg, hamile kadınlarda 75 mg, sigara içenlerde ise 100 mg alınması gerekmektedir. Vücutta antioksidan etkisi vardır. C vitamini yüksek miktarda oksijen tutulmasını sağlar ve toksiklerin etkisini azaltarak vücudu korumaya alır. Askorbik asit oksijen tutma özelliğine sahip olması nedeniyle antioksidan olarak kullanılır. Yağların ve yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkteki sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılır.

Askorbik asidin kan damarlarının kuvvetli olmasında da etkili olduğu düşünülmektedir. Doğal bir laksadif işlev görür. Nitrosaminlerin yani kansere neden olan maddelerin oluşmasına karşı koymada yardımcı olur. Yaraları, yanıkları ve kanayan diş etlerini iyileştirir. Ameliyat sonrası yaraların iyileşmesini hızlandırır.  Birçok viral ve bakteriyel enfeksiyonun önlenmesine ve genellikle bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Damarlardaki kan pıhtılaşmasını düşürür. İdrar sitemi enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini büyük ölçüde artırır.

C Vitamini Eksikliği Etkileri

C vitamini (askorbik asid), insanlar için zorunlu bir besindir. Bitkisel ağırlıklı beslenen insanlarda eksikliği çok fazla gözlemlenmez.

C vitamin eksikliğinde kan damarları zayıflamakta ve ufak darbelerle kanamalar görülebilmektedir. C vitamini eksikliğinin önemli bir erken belirtisi de bitkinliktir. C vitamini eksikliğinde ciltte kolajen üretimi azalır ve kanamalar görülür. Bağışıklık sistemi yavaşlar. Vücutta yorgunluk, halsizlik ve isteksizlik c vitamini azlığında karşımıza çıkar. Ayrıca eklem ağrıları ve nefes darlığı c vitamini eksikliğindendir. Yaralar geç iyileşir, kıl kökleri zayıflar, saç ve kirpik dökülmeleri olur, dişetleri kanar ve dökülür.

C Vitamini Kullanım Yerleri

Cilt ve saç bakımında oldukça sık kullanılan bir vitamindir C vitmaini. Cilt bakımında genellikle cilt lekeleri, kırışıklıklar, anti oksidan, yaşlanma karşıtı, cilt aydınlatma ve egzama ile sedef hastalığına karşı oldukça yaygın kullanımı vardır. Saç bakımında c vitamini kullanımı yaygın olup, saç rengi açma saç boyası akıtmada, kıl köklerini beslemede ve tırnak bakımlarında c vitamini yararlanılan vitaminlerdendir.

Genellikle toplum olarak kış aylarında c vitamini kullanımı aklımıza gelir. Limon ve portakalla özdeşleştirilir ancak limon ve portakal yerine kuşburnu, kırmızı biber, maydonoz ve kivi yenirse daha fazla c vitamini alınır. Grip ve soğuk algınlığına iyi geldiği düşünülmesine rağmen çok fark yaratan etkileri yoktur. Kanser hastalarında kullanılması son dönemlerde yaygınlaşsa da siz bu tarz vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmayınız.

C Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur

Askorbik asit bütün canlı dokularda bulunur. Doğada çok yaygın şekilde bulunan bu vitaminin en zengin kaynaklarını taze meyve ve sebzeler ve çiğ et oluşturur. Meyveler arasında en çok askorbik asit içerenler; limon, portakal, greyfurt, kivi, ananas, çilek ve frenk üzümüdür. Elma, armut ve erik ise bunlara göre daha az miktarda askorbik asit içerir. Bu meyvelerden özellikle sitrus meyveleri (limon, portakal, greyfurt), kivi ve domatesin dış kısımları (kabuk) askorbik asit bakımından zengindir.

Sebzeler, özellikle kuşburnu, karnabahar, lahana, ıspanak, kuru soğan, biber, turp, tere, maydanoz ve yer elması askorbik asit bakımından en zengin kaynaklardandır.

100 gr bitki c vitamini mg

Kuşburnu        450

Kırmızı biber   340

Maydanoz       180

Yeşil biber       100

Kara lahana      94

Kivi                     90

Karnabahar      80

Çilek                  70

Kızılcık               55

Ispanak             50

Portakal            50

Greyfurt           43

Limon               30

Mandalina       30

Şeftali               28

Domates          23

Ahududu          22

C Vitamini Zararları Nelerdir

C vitamini vücutta depolanmayan bir vitamin olduğu için zararları çok fazla değildir, uzun süreli ve yüksek miktarlarda kullanımında sindirim sisteminde tahribatlar yapabilir. Ayrıca uzun süreli yüksek kullanımlarda böbrek taşı yapma riski vardır.

Besinlerdeki askorbik asit, vücuda alındıktan birkaç saat sonra ince bağırsaktan emilerek kana geçer. 100 mg ve daha az vitamin alındığında bunun %80-90'ının emildiği belirtilmiştir. Bu esnada kandaki düzeyi kısa süre için yükselir. Kan dolaşımı ile dokulara taşınır ve fazlası böbreklerden idrarla dışarı atılır. Gereğinden fazla alınan askorbik asidin bir bölümü de monosakkaritlerde olduğu gibi karbondioksit ve suya okside olur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YASAL UYARI

Güzellik sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili kadininyeri.org sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.