18 Aralık 2014 Perşembe

HPV Siğilleri


HPV (Human Papilloma Virus)


Genital bölgelerde baş gösteren ve özellikle kadınlarda rahim ağzı kanserine kadar ilerleyebilen Hpv virüsünün yapısal özellikleri, bulaşma ve tedavi yöntemleri üzerine hazırladığımız yazımızın sizlere faydalı olmasını uumyor, iyi okumalar diliyorum.


HPV/Genital Siğiller ve Rahim Ağzı Kanseri




Genital Siğiller, İnsan derisinin en üst kısmı olan epitel tabaka ki  ten olarak bilğimiz dokuya yerleşen virüslere bağlı gelişen enfeksiyonlardır. Siğillerin şekli bulunduğu bölgeye veya tipine göre değişmekle beraber, genellikle deriyle aynı renkte, kabarık, nasırımsı sert görünümdedirler.

Hpv ( humman papilloma virüs), bir siğil hastalığı olarak bilinen ancak kendi katagorisinde 100 den fazla türevi ve etkinlik biçimi gösteren, siğil hastalıkları içerinde,  görüntüsü anlamında en rahatsız edici ve özellikle kadınlarda rahim ağzı kanseri ne sebebiyet vermesi nedeniyle en tehlikeli siğil hastalığıdır.

Rahim ağzı, rahimin vajinaya açılan boyun kısmıdır. Rahim ağzı kanser (servikal kanser) türü jinekolojik kanser türleri içinde 2. en sık karşılaşılan kanser türü olup, displazi olarak adlandırılan hafif formu ile başlayarak prekanseröz olarak adlandırılan ileri safhasına geçer.

Rahim ağzı oluşumunda en etken faktör sayılan HPV virüsü vücuda girdiğinde hücreler içine yerleşerek, kişinin bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü zamanlarda (stres, uykusuzluk, beslenme bozukluğu gibi), tetiklenerek ortaya çıkmakla beraber, büyük oranda hijyen özensizliği özelliklede korunma tedbirlerinin alınmadığı cinsel ilişkilerle yayılmakta ve bulaşmaktadır.

Enfeksiyon geçiren kişilerde yıllar sonra bile alevlenerek rahim ağzı kanserinin gelişmesinde büyük rol oynamaktadır. Çoğu kadın, hastalık iyice ilerleyip başka organların çalışmasını engellemeye başlayıncaya kadar hastalığından habersizdir. Erken evrelerinde bile ağrı şikayeti olmayabilir. Genellikle ilk şikayetler ilişki sonrasında olan lekelenme tarzındaki kanamalardır. (“Postcoital kanama”)

Erken Teşhis ve Tedavinin Yöntemleri


Geçmiş dönemlerde, hastalığın yaş olarak karşılaşıldığı aralık genellikle 40 – 45 yaşlar iken virüsün yayılma biçimlerinin artması, hastalığın ileri yaşlarda ve daha erken yaşlarda da hatta gebelikte de görülebilmesi mümkündür. 

Önemli Not: Smear testi adı verilen ve özellikle rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kritik önem taşıyan test yetişkinlik dönemine girmiş her kadının periodik aralıklarla yaptırması gereken bir test iken, Erken tanı konulan servikal kanserli hastaların % 95’inden fazlasının bu yöntemle iyileşebildiği unutulmamalıdır. Servikal kanserin bu yüzden erken teşhisi ve tedavisi çok önemlidir.

Rahim Ağzı Kanserinde Smear Testi


Smear testi, kondilomun tanı ve takibinde son derece önemlidir. Bu test, rahim ağzındaki bulunan hücreleri incelemek için burada bulunan sıvı örneğinin alınarak patoloji uzmanı tarafından değerlendirildiği önemli bir incelemedir.

Bu test sadece kondilom tanısını koymak için değil rahim ağzı, rahim iç zarı kanserilerinin araştırılması, trikomonas gibi diğer enfeksiyonların saptanması içinde gereklidir. Smear testinin sağlıklı sonuç vermesi için uygun bölgeden sıvı örneğinin alınması, uygun koşullarda laboratuvara iletilmesi ve  gerekli önem verilerek, yeterli zaman harcanarak değerlendirilmesi gerekliliği açıktır. Bu noktada düzenli kontroller, tanı ve tedavi süreci açısından hayati önem taşımaktadır.

Tanıda şüpheye düşülmesi durumunda "HPV DNA testi" yapılabilir. Bu test yaklaşık 3 haftada sonuçlanır. Hangi tip HPVnin var olduğu konusunda da bilgi verir. Genital siğil tanısı konan kişilerin partnerleri de mutlaka muayene olmalı ve gerekir ise tedavi edilmelidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir eş enfeksiyonun sürekli yeniden bulaşmasına neden olabilir.


Genital Siğil Tedavi Yöntemleri


Son dönem öne çıkan tedavi uygulamarını şubaşlıklarda sıralayabiliriz;

* Krioterapi: Siğiller likit nitrojen ile dondurulur. Nispeten ucuz olduğu kadar, aynı zamanda küçük siğillerde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Uygulamanın yapıldığı yerde ağrı duyulabilir.

* Kimyasallar: Siğillerin uzaklaştırılması için birtakım kimyasal maddeler kullanılabilir (triklorasetik asit, podofilin, podofilotoksin). Ağrı, erezyon, ülserasyon olabilir; günlerce tekrar tekrar uygulama gerektirebilir.

* Elektrokoterizasyon: Siğiller elektrik akımı ile imha edilir. Ağrının azaltılması için lokal anestezi uygulaması gerekebilir.

* Lazer tedavisi: Siğiller lazer ışını ile yok edilir. Jenital bölge ve ses tellerindeki büyük siğillerde iyi sonuç verir. Diğer tedavi yöntemleri denendikten sonra, son seçenek olarak başvurulur. Lokal anestezi ile yapılır. İz bırakması veya enfekte olması mümkündür.

* İlaç tedavileri: Siğilin içine bu antiviral ilaç enjekte edilir. Ancak, metabolizmanın bağışıklık sistemindeki değişkenler aşıya cevap vermemekle beraber , yeniden nüks etmesi noktasındada ihtimaller yaratır.

Ancak bu tedavi yöntemlerinin dışında, özellikle genital siğil hastalığının yaygın olarak görüldüğü ülkelerde hastaların kendilerinin dahi uygulayabileceği basitlikte ve  bilimsel açıdan tdeavi edici etkisi kanıtlanmış uygulamar, özelde de tca asit uygulamasından ayrı bir başlıkta söz etmek gerekir.


Genital Siğiller İçin TCA Asit Ugulaması


Trichloroacetic Acid’in kısaltması olarak TCA laboratuar ortamında hazırlanan bir asit türevi olmakla beraber, dövme silme gibi estetik sorunlardan, dermatit problemlere kadar bir çok sıkıntıda tıp çevrelerince kullanılan TCA HPV hastalığı içinde yüksek oranlarda başarı göstermektedir. Hpv nin türüne bağlı olarak derecelendirilebilek olan TCA %60′lık derece ortalamalarında kulllanılabilmektedir.
 
Sorunlu bölgeye pamuk yardımıyla , bir kaç dakkika sürecek aralıklı sürme yöntemiyle uygulanır. TCA Eğer uygulanacak bölge penis gibi genital bölgeler ise burada bu organların iç kısımlarına nüfuz edecek biçimlerden kaçınılmalı ve dikkatli olunmalıdır.

Ancak itinalı bir uygulama ile genital bölgelerede uygulanabilecek bir asit olan TCA ( bu noktada % 60 ortalamarında derecelerden bahsetmek mümkündür) Çinko oksit oranı yüksek pişik kremleri ve niyasin yani B3 vitaminin saf formları ya da içinde yüksek oranda bulunan solisyonlarla desteklemek gerekmektedir.

İlk uygulamada en fazla 2 dakika sürmesi gereken işlem sürecinde TCA , bir kaç kez Genital siğilin olduğu bölgeye çok yayılmamasına özen göstererek uygulanır. Ardından sabun yada doğal içerikli şampuan ile dezenfekte edilerek kurutulur. kurutma işleminin ardından, az önce bahsi geçen yüksek oranlı çinko oksit katkılı krem yada bepanten gibi güçlü nemlendiricilerle, TCA’nın uygulandığı doku bölgesinin ten tengesini yeniden kazanması için sık sık uygulanır.



Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 


Uygulamanın ardından dokuda oluşabilecek kızarıklık, lekelenme ve karama gibi etkiler görülecek olsada bunların, geçici yan etkileri olduğunu ve doku dengesini saglayacak nemlemdirici uygulamalarının düzenli kullanımıyla geçeceğini belirtmek gerekir. Ancak burada uygulamanın , uygulanacak bölgenin hassasiyetine göre önem dereci önemli artmakla beraber, dikkatli oluması gerektiği unutulmamalıdır.

TCA uygulaması bu yöntem ve titizlikle ve bir aylık uygulamalarla, sorunun tamamen ortan kaybolacağı zamana kadar devam edilmeli ve bu süreç boyunca partnerlerin sağlığı açısından cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiği unutulmamalıdır.

Yazımızın sonuna gelirken HPV hakkında hazırladığımız çalşımamızın, okurlarımızın yararlanabilmesi için bir çok bilimsel kaynağın araştırılması üzerine hazırlandığını belirterek, sizler için yararlı bir makale olduğunu umuyorum. Lütfen sorularınız varsa yorumlar bölümünden sorunuz. Ayrıca yazımızı sosyal medyada paylaşırsanız sevinirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YASAL UYARI

Güzellik sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili kadininyeri.org sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.