13 Eylül 2014 Cumartesi

Sıfır Beden Takıntısı

Sıfır Beden


Son zamanlarda yapılan bütün tanıtımların baş aktörü 0 beden mankenler olunca, güzellik sanki 0 beden olmakmış gibi algılatılıyor. Oysa bundan 50 sene önce balık etlli tabir edilen kadınlar daha güzel bulunurlardı. Aslında tüketim toplumunun bir dayatması bu, 0 beden olmak için çaba gösteren kadınlar suçlanıyorlar ama asıl suçlu bunu sabah akşam tüm mecralarda kadınların gözlerinin içine sokulan 0 bedenli mankenler ve zayıf olmak güzel olmaktır algısı. Tabi ki şişman olmak iyi bir şey değil, sağlık yönünden büyük zararları var ama 0 benden olmak da çok faydalı bir şey değil herşey kararında olmalı. Uzmanlar son dönemde 0 bedene karşı kadınları uyarıyorlar, evet kadınlar bilinçlenmeli, ama asıl uzmanlar bu işi sektör haline getirenleri de uyarmalı. 

Bedendeki İmaj Bozuklukları


Son dönemlerde 0 beden tutkusu yüzünden kadınlar beden imaj bozukluğu denen hastalığa yakalanıyorlar. İlk etapta verilen kilolar hoşa gitse de yapılan aşırı diyetler metabolizmayı bozup sürekli kilo verdirir hale getirebiliyor.

Kadınların sıfır beden olma isteğinin “Beden imaj bozukluğu” olabileceğini belirten çeşitli uzmanlar, “Beden imaj bozukluğu aşırı olarak algılanan ya da var olduğu zannedilen bir görüntü bozukluğuna hastanın aşırı takılması durumudur." ve  “Kilosu konusunda bu bozukluğa yakalanan kişide kilo kaybetmenin sınırı yoktur”.

Güzellik ölçütlerinin aşırıya götürülmesinin, bir çeşit takıntı olduğunu ifade eden uzmanlar, kilo, yara izleri, burun, saç, dudak ve dişlerin en çok takıntı haline getirilen yerler arasında olduğunu kaydetti.

Beden imaj bozukluğu aslında br psikolojik travma, kadınların sürekli beden, cilt ve saçlarını dert etmesi ve bu sorunlarla ilgilenmesi problemi. Bu tarz takıntıları olan kişilerde ilgili sorunlarını giysi ya da aksesuarlarla aşırı gizleme eğilimi olduğunu anlatan uzmanlar, “Sürekli tartılma, sürekli aynada kontrol eylemi ya da aşırı egzersiz düşkünlüğü görülebilir. Bazen de tam tersi yansıyan yüzeyle karşılaşmak dahi istemezler. Sürekli fotoğraf çektirerek kontrol, ölçme, sürekli çevreden destek, toplumsal temastan kaçınma diğer bulguları arasında yer alır”.

Beden imaj bozukluğuna toplumda yüzde %1 oranında rastlandığını ve bu oranının son zamanlarda giderek arttığını belirten uzmanlar,

“Bu bozukluğa yakalanan ve zayıflayan kişi kilosuyla ilgili sağlıklı değerlendirme yapamaz. Ancak, çevreden duyduğu sıfır beden idealine ulaşırsa belki tatmin olur. Özellikle normal kadınların bile bacaklarını ve kalçalarını gerçek olandan ya da başkasının gördüğünden daha büyük ve kalın gördükleri saptanmıştır. Bu nedenle özellikle kadınlarda kilo takıntılı beden imaj bozukluğunun sık görülmesi doğaldır.”

Bedeninizle Barışmak İçin Psikolojik Destek


Kişilerde beden imaj bozukluğu olup olmadığı estetik cerrahi girişiminden önce mutlaka saptanması gerektiğini anlatan uzmanlar, yapılan estetik cerrahi girişimlerin genellikle bu kişileri mutlu etmediğini ve “bu mutsuz hasta gurubu” nun sık ameliyat olduğunu söyledi.

Sürekli kendinizi güzelleştirme, cilt ve saç kusurlarınızı aşırı takıntı yapma gibi durumlarınız varsa mümkün mertebe psikolojik yardım almanızda fayda var. Çünkü bu gelip geçici dünyada, ilelebet güzel olmanızın mümkün olmadığını bilmeniz gerekiyor. Bedeninizle cildinizle saçınızla barışmalısınız, buradan bakım yapmayın anlamı çıkarmayın ama bakımı bir takıntı haline getirmeyiniz. Güzel olmak için servet harcamanıza da gerek olmadığını unutmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YASAL UYARI

Güzellik sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili kadininyeri.org sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.